Bölgeleri Yöneten Türkler

Bölgeleri Yöneten Türkler
24 / 6 / 2012


Global şirketler çevre ülke ve bölgelerin yönetimini de Türk yöneticilere emanet ediyor. Unilever’den Adobe’ye uluslararası şirketlerde Afrika, Ortadoğu ve Akdeniz bölgelerinden sorumlu Türklerin sayısı artıyor.
KRİZ deneyimi Türk yöneticilerin global arenadaki itibar ve güvenini olumlu etkiledi. Son yıllarda global şirketlerde çalışan pek çok Türk, Ortadoğu, Afrika ve Akdeniz ülkeleri başta olmak üzere pek çok bölgenin sorumluluğunu da yürütmeye başladı.
Türkiye, devam eden küresel krize rağmen dinamik kalabilen ekonomik yapısı; Afrika , Avrupa, Ortadoğu, ve Asya’yı birleştiren coğrafi konumu, çevre ülkelere kıyasla sahip olduğu kaliteli işgücü, özellikle de genç ve teknolojiye yatkın nüfusuyla gelişim için büyük bir potansiyel taşıyor. Bunlar ülkeyi cazip kılan etkenler. Peki Türk yöneticiler neden tercih ediliyor?

BELİRSİZLİĞE ALIŞIKLAR

HRM Danışmanlık İstanbul Ofis Yöneticisi Ayşegül Davutoğlu’na göre, Türk yöneticilerin bu görevler için tercih edilmeleri bundan 10 yıl öncesine dayanıyor. Ancak son yıllarda talep tavan yapmış durumda. Türk şirketlerin özellikle son ekonomik krizde gösterdiği performansa dikkat çeken Davutoğlu, “Yöneticilerin elde ettikleri kriz ve değişimi yönetme, zorlu ekonomik koşullarla başa çıkabilme, soğukkanlı hareket ederek doğru tedbirleri hızla uygulayabilme, rasyonel kararlar alabilme ve değişen koşullara ayak uydurabilme becerilerini artırdı. Risk alma ve girişimcilik konusunda kazandıkları çeviklik de uluslararası arenada öncelikli olarak tercih edilmelerinde büyük rol oynadı” diyor.

Davutoğlu, Türk yöneticilerin tercih edilmesinin diğer sebeplerini şöyle özetliyor: “Kültürel bir özellik olarak da kendini gösteren belirsizlik ortamına alışkın olmaları, zamandan bağımsız hareket edebilmeleri, batılı iş etiği ve disiplinin yanı sıra doğulular gibi güçlü iletişim yetenekleriyle kültürel farklılıklara kolay uyum sağlamaları, bilgi birikimleri ve lisan sorunu yaşamamaları global şirketlerde Türk yöneticilerin tercih edilmesinde önemli rol oynuyor.”

ZORLUKLARI DA VAR

Farklı bölgelerin yönetimini üstlenen yöneticiler için temel zorluklardan biri, kültürel farklılıkları yönetebilmek. Batı ve doğu kültürlerinde en önemli farkın çalışanların kültür farklılıkları olduğuna işaret eden Ayşegül Davutoğlu, “ Doğu kültürü daha fazla duygulara önem veren, hata ve başarının paylaşımında standardın üzerinde tepki veren bir kültür. Oysa batı kültüründe tepkiler duygusallıktan daha çok akla dayanır. Bu da her iki ekibin başlarda uyum sağlamasında aşması gereken önemli bir engel” diyor.

Benzer şekilde pazarın geneline bakıldığında doğu ülkelerinde profesyonellik ve kurumsallaşmanın batı ülkelerine kıyasla daha az geliştiği için iş etiğine ve iş akışlarındaki uygulamalara çok dikkat etmek; bunların geliştirilmesi için yoğun çalışmalar yapmak gerektiğine de değiniyor. Yine yöneticilerin güvenilir iş ortaklarıyla iş yapmak için de özel bir çaba sarf etmelerinin kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.

24 – 30 Haziran 2012, Para Dergisi