Eleman Var İş Yok, İş Var Eleman Yok

Eleman Var İş Yok, İş Var Eleman Yok
25 / 8 / 2013


Bir tarafta işsizler ordusu öbür tarafta eleman bulamamaktan şikayetçi işveren. Kalifiye eleman yokluğu, ara eleman sıkıntısı, bazı işlerin cazip gelmemesi, düşük ücretler Türk istihdam piyasasında arz-talep dengesizliğine neden oluyor. Örneğin zaman zaman bir CNC operatörü bulmak bir finansçı bulmaktan daha zor oluyor. Ya çok iyi eğitimli insanlar var ya da hiç bir mesleki eğitimi olmayanlar. Bir de insanlara cazip gelmeyen işler var. Mesela eğitimli pek çok kişi işsiz olduğu halde sekreter olmak ya da bir çağrı merkezinde çalışmak istemiyor.

Türk istihdam piyasasının en büyük sorunlarından biri arz-talep dengesizliği. İşverenler kalifiye eleman bulamamaktan, ara eleman yokluğundan, işsizler ise iş bulamamaktan, düşük ücretlerden şikayetçi.

Zamanında teknik eleman yetiştirmek için devlet politikalarının oluşturulmaması, bazı insanların bazı işleri küçümsemesi de istihdam piyasasında arz-talep dengesizliğine sebep oluyor.

İŞKUR’a ve özel istihdam bürolarına en fazla eleman sıkıntısı çekilen meslekleri, bunun nedenlerini ve çözüm önerilerini sorduk.

İŞKUR’un verdiği bilgiye göre 2012 İstanbul İşgücü Piyasası Analizi Raporu, temininde güçlük çekilen 98.026 eleman olduğunu ortaya koyuyor. 5.985 işyerinde yüzyüze yapılan İşgücü Piyasası Anketine göre temininde güçlük çekilen mesleklere sektörel bazda bakıldığında en az güçlük çekilen sektörün finans ve sigorta faaliyetleri (yüzde 0.84) olduğu, eleman temininde en çok güçlük çekilen sektörün ise imalat sektörü olduğu (yüzde 32.87) görülüyor. Toptan ve perakende ticaret ile konaklama ve yiyecek hizmeti sektörü de en çok eleman sıkıntısı yaşanan diğer iki alan.

İşverenlerin temininde güçlük çektiği mesleklerin başında beden işçisi (genel), güvenlik görevlisi, makineci (dikiş), garson, profesyonel sporcu, temizlik görevlisi, aşçı, çağrı merkezi görevlisi, hemşire, satış ve pazarlama elemanı geliyor.

Peki neden bu mesleklerde eleman bulanamıyor?

Araştırma sonuçlarına göre işletmelerde 380 ayrı meslekte eleman temininde güçlük çekildiği tespit edilmiş. Güçlük çekilme nedenleri ise şöyle;

- yüzde 54 oranında eleman yokluğu,

- yüzde 53 oranında nitelikli ve istenilen ek becerilere sahip eleman yokluğu,

- yüzde 42 oranında deneyimli eleman yokluğu,

- yüzde 40 oranında işverence önerilen ücretin az bulunması ve

- yüzde 33 oranında çalışma ortam ve koşullarının beğenilmemesi.

İŞKUR İstanbul İl Müdür Yardımcısı Günay Bölükoğlu’nun verdiği bilgiye göre eleman bulması zor meslek kolları ve nedenleri şöyle: “Hemşire ve tekstil sektörüne yönelik mesleklerde (reçmeci, ütücü, model makineci (tekstil), makineci (dikiş) ve profesyonel sporcu mesleklerin temininde güçlük çekilmesinde bu mesleklerde eleman bulunmaması ön plana çıkıyor. Güvenlik görevlisi, garson, aşçı, çağrı merkezi görevlisi, satış elemanı mesleklerinde ise mesleki nitelik ve beceri eksikliği kendini gösteriyor. Temizlik görevlisi, aşçı, bulaşıkçı mesleklerinde çalışma ortam ve koşullarının kötü olmasından dolayı eleman temininde güçlük çekilirken, beden işçisi (genel), güvenlik görevlisi gibi mesleklerde ise ücretlerin düşüklüğü ön plana çıktı.”

Gençler mavi yakalı işlere burun kıvırıyor

Yenibiris.com Genel Koordinatörü Burçak Pak Yılmaz, genel olarak mavi yakalı çalışanlarda başta üretim/imalat sektörü olmak üzere boya ustası, kaynak ustası, şoför, CNC operatörü, elektrik tesisatçısı, kalıp ustası gibi ara elemanların bulunmasında sıkıntı yaşandığını söylüyor. Bunun nedenini de başta şirketlerin bu pozisyonlarda en az 2 yıl deneyim arıyor olmasına, sonra da gençlerin mavi yakalı işlere burun kıvırmasına, masabaşı iş istemelerine, ailelerin de ‘benim çocuğum işçi mi olacak’ diyerek bu durumu desteklemelerine bağlıyor.

Yenibiriş’in verilerine göre de başvuru fazlalığı yaşanan mesleklerin başında bankacılık sektörü yer alıyor. Firmaların yönetici adayı (MT) ilanlarına, havacılık şirketlerinin kabin memuru/hostes ilanları da oldukça yoğun başvuru alıyor.

Resepsiyonist de aynı yönetici asistanı da

Yabancı dil sorunu da bazı mesleklerde eleman bulmayı zorlaştırıyor. Özellikle resepsiyon görevlileri, asistanlar ve muhasebe bölüm çalışanları gibi görevlerde aday bütün tanımlara uygun olsa da yabancı dilden dolayı işe giremiyor.

Oxygen Consultancy Genel Müdürü Tolga Bilgin, esas sıkıntının farklı görev alanları için benzer özelliklerin aranmasında yattığını söylüyor: “Mesela ilaç sektöründe medikal müdür pozisyonlarında doktorlar görev alır. Yalnız doktorlar özel hastane ve kuruluşlarda mesleklerini icra ederlerken daha yüksek kazanabildikleri için medikal müdür pozisyonlarına elemen bulmak zorlaşıyor. Benzer bir örnek de resepsiyon görevlisi için geçerli. Yönetici asistanları ile benzer kişiler aranıyor. Kişiler yabancı dil biliyorsa zaten hemen yönetici asistanı olup daha prestijli ve yüksek maaşla çalışabiliyorlar. Bu durumda yabancı dil bilen resepsiyon görevlisi pozisyonu çok kolay gibi gözüken ama Türkiye’de esasında bulunmayan bir pozisyon oluyor. Örnekleri çoğaltmak mümkün.”

İşsizlerin tercih etmediği meslekler

İşini iyi yapan yönetici asistanlarının şirket içinde veya dışında farklı üst pozisyonlara geçmek istemeleri, bu işi bir atlama tahtası olarak görmeleri de yönetici asistanlığını bulunması zor mesleklerden yapıyor.

Adaylar genelde kariyer fırsatı görmedikleri alanlara ilgi duymuyorlar. Mesela çağrı merkezi fırsatları ve asistanlık pozisyonları arz-talep ilişkisi açısından sıkıntı duyulan alanlar.

Özel İstihdam Büroları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Adecco Group Doğu Avrupa ve Türkiye Bölge Direktörü Tibet Eğrioğlu, “En az lise, tercihen üniversite mezuniyeti aranan direkt satış, sigorta satış, çağrı merkezi pozisyonlarında talep çok yüksek olmakla birlikte birçok kişi işsiz olmasına rağmen bu pozisyonları tercih etmiyor. Telefonla arandığında bu tür pozisyon istemediğini belirten, randevu verildiğinde görüşmeye gelmeyen çok sayıda işsiz var. Ciddi sayıda eleman ihtiyacı olan, yılda binlerce kişiyi işe almayı hedefleyen bu pozisyonların cazibesini arttırmak için işverenler kurumlarında iç geçişi destekleyen kariyer olanaklarını arttırmaya, vardiyalı işler için de servis imkanı sağlamaya çalışıyorlar” diyor.

Tabii bir de yetişmiş elemanın çok olduğu ama yeterince kadronun olmadığı işler var. Mesela öğretmenlik. Stratejik planlama eksikliği nedeniyle yetişmiş fazla personel olmasına rağmen, yeterli iş alanı/kadro bulunamıyor.

Sorun işsizlik değil, mesleksizlik

İŞKUR İstanbul İl Müdür Yardımcısı Günay Bölükoğlu, Türkiye’nin en büyük sorununun işsizlikten çok mesleksizlik olduğunu söylüyor ve sorunun çözümü için mesleki eğitimlerin önemine dikkat çekiyor: “İŞKUR İstanbul İl Müdürlüğü’nce 2009 yılında 34.500 kişi, 2010 yılında 22 bin kişi, 2011 yılında 29.500 kişi, 2012 yılında 33.500 kişi mesleki eğitimlerle eğitildi. Bu yıl da yaklaşık 31.500 kişinin işverenlerimizin talepleri ve beklentileri doğrultusunda mesleki eğitimlerden yararlanması hedeflendi. Tek amacımız; işverenlerimize aramış olduğu niteliğe uygun işgücünü temin etmek, işsizlerimizi de niteliklerine uygun işlerde çalışabilir hale getirmek” diyor.

Çözüm eğitim ve işe alımda uzmanlaşmada

İş aramadaki arz-talep uyuşmazlığının kronik hale gelmesi, hem ülke ekonomisine zarar veriyor, hem de yetişmiş kaynakların verimsiz kullanımından dolayı adaylarda moral ve motivasyon eksikliğine yol açıyor. Manpower Türkiye Genel Müdürü Reha Hatipoğlu’na göre bu konunun iki temel çözümü eğitim ve işe alımda uzmanlaşmada: “Eğitim kurumlarının, şirket ve sektör temsilcileri ile uzun vadeli kaynak planlama ve yetiştirme stratejilerini hayata geçirmeleri gerekiyor. Mezun olduktan sonra adayın şirket içinde yeniden eğitim sürecine sokulmasına işverenlerin tahammülü pek kalmamış gibi gözüküyor. Artık gerek meslek liseleri, gerekse üniversitelerin işe hazır mezun programlarına eğilmeleri gerekiyor. Diğer bir çözüm de işe alımda uzmanlaşmada yatıyor. Arz ve talep dengesizliğine kısa ve orta vadede çözüm oluşturacak kurumlar özel istihdam bürolarıdır. Bu firmalar, işe alım süreçlerinde yaşanan bu sıkıntılara doğru kaynağı doğru işe yerleştirerek çözüm üretebilirler.”

HRM Danışmanlık Ortağı Elif Ejdar Özel, özellikle ara eleman bulma sıkıntısının yoğun olduğu tekstil, sağlık, perakende sektöründeki firmaların, meslek yüksek okulları ile birlikte projeler yapması, ihtiyacı olan ve sonrasında şirketlerinde istihdam edebilecekleri istekli öğrencilere burs vermesi veya staj olanağı sağlanması gerektiğini söylüyor.

Tibet Eğrioğlu ise üniversite adaylarına sesleniyor: “Bölüm tercihlerini yaparken, istihdam dünyasındaki dinamikleri de gözönünde bulundurun. İş bulma imkanı olan meslekler tercih edilmeli, aksi takdirde mezuniyet sonrası ciddi bir iş arama ve bulamama sorunu ile üniversitede eğitimi alınan konunun çok dışında bir alana yönelmek gerekebileceğini göz önünde bulundurun.”

Kimse sekreter tekniker olmak istemiyor

İnsan kaynaklarının bulmakta zorlandığı temel pozisyonlardan biri de sekreterlik/yönetici asistanlığı. HILL International Türkiye Ülke Müdürü Hazar Candan Wilson, kültürümüze bağlı olarak, statünün çok önemli olduğu toplumumuzda, belli eğitim seviyesine ulaşmış hiçbir kismenin çıkıp ‘ben sekreterim veya yönetici asistanıyım’ demek istemediğini söylüyor: “Bunu alt seviye ve önemsiz bir meslek olarak görüyor, bazen de öyle gösteriyoruz. Halbuki gerçekten çok önemli bir meslek. Her başarılı yöneticinin arkasında başarılı yönetici asistanları bulunur. İyi bir asistanla çalışmak o kadar önemlidir ki, yöneticiler doğru kişiyi bulduklarında bırakmak istemezler ve bu sizi organizasyon için çok önemli bir insan haline getirir. Ayrıca tecrübeli ve başarılı sekreterler tatmin edici bir maddi gelire de sahiptir. Dolayısı ile üniversite mezunu bile olsanız, mezun olduğunuz üniversite veya bölüm önünüze çok fazla kapı açmıyor ve size dilediğiniz fırsatları tanımıyorsa, işsizseniz ve bir türlü işe giremiyorsanız, meslek seçiminizi tekrar düşünüp değerlendirmeniz gerekir. Yetkinliklerinizle fark yaratacağınız, katma değer katacağınızı düşündüğünüz bir alana yönelebilirsiniz. Yine mesleki eğitim gerektiren ara eleman pozisyonları çok zor bulunan ve çok iyi ücretler ödenen pozisyonlar. Kaynakçı, CNC operatörü bulmak çoğu zaman bir üretim mühendisi bulmaktan veya bir finansçı bulmaktan çok daha zor. Bunun nedeni de yine bu tür mesleklerin toplumumuzda çok kabul gören ve takdir edilen statülere sahip olamaması. Bizim kültürümüzde fabrikası olan patron, fabrikada çalışan işçiden üstün görülür oysa her ikisi de insandır, eşittirler ve eşit davranmak gerekir ama biz patronun önünde ayağa kalkar onu yüceltir, işçiye ise fazla itina göstermeyiz. Bundan dolayıdır ki, bazı meslekleri toplumdaki statümüzü düşüren hatta utanılacak işler olarak görüyor ve bu meslekleri tercih etmiyoruz. Herkes masa başı işi istiyor, güzel etkileyici ofis ortamlarında çalışmak ve başkaları üzerinde etki yaratacak unvanlar istiyor.”

25.08.2013

Hürriyet İK – Burcu ÖZÇELİK