Esnekliğin Dayanılmaz Yükselişi

Esnekliğin Dayanılmaz Yükselişi
1 / 11 / 2009


Hem istek hem de gereklilikten çalışma modellerinde esneklik giderek artıyor. Gelişmiş ülkelerde bu artışın seyri hızlı ancak Türkiye’de olumlu gelişmeler var. Özellikle klasik çalışma anlayışına sahip tepe yöneticilerin bile yavaş yavaş alternatif modelleri düşünmeye başladığı gözlemleniyor. Bunda kuşkusuz ekonomik krizin de katkısı çok. Çalışanlar sınırlarla çevrilmektense daha iyi bir iş- hayat dengesini kurabilecekleri esnekliği tercih ediyorlar.

İş dünyasıyla ilgili tahmin ve iddiaların büyük çoğunluğu önümüzdeki yıllarda normal düzendeki iş tarzının yok olacağını, çünkü serbest çalışmaya yönlendirildiğimizi savunuyor. Bunun gerçek olması için belki önümüzde uzun yıllar var ama alternatif- esnek çalışma biçimleri giderek yaygınlaşacak gibi görünüyor.

Yeni yüzyılın çalışma modelleri
Şu bir gerçek ki hem çalışanların hem de işverenlerin istekli olmaları sonucunda son yıllarda çalışma modellerinde esneklik artış gösteriyor. Bu konuda yapılan toplumsal araştırmalar esnek çalışma eğiliminin önümüzdeki yıllarda giderek yoğunlaşacağını ve çalışanların iş- yaşam dengesinin daha da iyileştirilmesi yönündeki ısrarların daha da artacağını öne sürüyor.

Son yıllarda işverenler; esnek çalışma modellerini hem çalışanların talebini dikkate alarak, hem rekabet edebilirliği sürdürerek hem de üretkenlikte düşüşe yol açmadan müşterilerine yüksek kalitede üretimi sunmaya devam ettirerek uygulama sürecinde giderek yükselen bir baskının altına girdiler. İş gücünün büyümesi sürecindeki tahminler (Ör. Hizmet sektöründeki sürekli yükseliş) şu anlama geliyor:

Bireylere zamanında hizmet sunulmasına verilen önem de her geçen gün artacak.

Gelecekte yapılacak geliştirme modellerinin temelinde “tam zamanında” üretim için gerekli teknolojiler iş yaşamının yükselen faktörü olacak.

Gelecekte esnek çalışmak
Şu an mevcut olan çalışma eğilimlerinden ve yürütmemiz gereken en güvenilir istihdam projelerinden yola çıkarak birkaç ana sonuca ulaşabiliriz:

Esnek çalışma modellerine hem çalışanların hem de işverenlerin yükselen ilgisi yakın zaman içinde hızla artacak ve esnek çalışma modelleri iş dünyasındaki ilişkiler üzerinde çok daha büyük bir rol oynayacak.

Çalışma hayatında işverenle çalışan arasındaki ilişkiler gelecekte de şu anki ile aynı olacak. Bu nedenle esnek çalışma modelleri ile ilgili işverenle çalışan arasında görüşmelerin şimdiden yapılması ticari ittifakların en önemli konularından biri olacak.

Yarı zamanlı çalışma modelleri daha da artacak.

Tam zamanlı çalışma modelleriyle ilgili yenilikçi yaklaşımlar da artacak.

Esnek çalışmaya kim sıcak bakıyor? 
Elektronik cihazlar üreten İngiliz Plantronics tarafından yapılan bir araştırma, İngiltere’deki ofis müdürlerinin %57’sinin krize rağmen çalışanlarının esnek çalışmalarına olumlu baktıklarını gösteriyor. 1518 ofis çalışanını ve yöneticilerini kapsayan araştırma İngiltere’deki ofis çalışanlarının da %59’unun şu anki krize rağmen evden çalışma ve esnek saatlerde çalışma konusunda izin isteme eğilimlerinin yükseldiğini gösteriyor.
Engin Zeyrek Lufthansa Çağrı Merkezi ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. İnsan Kaynakları Müdürü

“Krizde yarı zamanlı çalışmayı teşvik ettik. Pek çok kişi zaten gönüllü olarak geldi. Hatta 3 ay olan bu süreyi 6 aya uzatmak isteyenler de oldu. Mart- Nisan- Mayıs aylarında 26 kişi yarı zamanlı çalışmaya geçti. Bu şekilde işten çıkarmalardan da sıyrılmış olduk.”

Hangi engeller var
Çalışanlar için doğru teknolojiye ulaşabilme eksikliği evden çalışma konusunda engel oluşturuyor. Çalışanların önemli bir kısmının evlerinde gerekli donanım mevcut değil ve evden çalışmayı kolaylaştıracak doğru teknolojiyi sağlamak konusunda isteksiz olan patronları tarafından desteklenmiyorlar.

Evden çalışmayı kolaylaştıran teknolojik fiyatların düşüşüne ve teknolojinin kullanılabilirlik oranının artmasına, yüksek hızlı geniş bantlara, kablosuz kulaklıklara, portatif iletişim cihazlarına rağmen insanlar hala kendilerini masalarına zincirlenmiş hissediyorlar.

Şirket kültürü ve imajı da ayrıca esnek çalışma modellerine gösterilen tutumlarını etkiliyor. Araştırmada evden çalışmaya sıcak bakmayan çalışanların %62’si bunun sebebinin patronların evden çalışmanın değerini küçük görmelerine bağlıyor ve iş üzerindeki sorumluluklarının bu sebeple zarar göreceğinden endişe ediyor.

Bu şüpheci yöneticileri 1/3’ünden fazlası evden çalışanların meslektaşlarının üretkenlik oranlarının ofiste çalışanlardan daha düşük olduğunu ve bu meslektaşlarının evlerinde esnek çalışma uygulamalarını destekleyecek donanıma sahip olmadıklarını düşünüyor. Tüm bunlara ek olarak esnek çalışmaya karşı olan yöneticilerin 1/3’ü buna karşı olduklarını çünkü çalışanlarının gözlerinin önünde olmasını istediklerini belirtiyorlar.

İş yükü
Birçok kişi esnek çalışmaya karşı çünkü birçok kişi ofiste az kişi çalışınca iş yükünün artacağına inanıyor. Halbuki araştırmaya katılanların %75’inin bir önceki seneyle kıyaslandığında ofiste daha az kişi olduğu için iş yükleri artmamış.

Türkiye’de durum ne? 
Türkiye’de esnek çalışma özellikle reklamcılık, basın- yayın, bilgi sistemleri (IT) gibi yaratıcılığın ön planda olduğu işlerde uygulanıyor. Çağrı merkezleri, perakende, tanıtım/ organizasyon, gıda, tekstil, turizm, eğlence sektörleri esnek çalışmaya çok elverişli. Kriz nedeniyle üretim yapan sektörlerden de esnek çalışmaya sıcak bakanlar var. Türkiye’de özellikle üniversite öğrencileri, askerliğini yapmamış gençler ve ev kadınları bu tip çalışmaya ilgi duyuyorlarsa da gelişmiş ülkelere oranla yarı zamanlı ve dönemsel çalışma fazla yaygın değil. Bu konuda 4857 sayılı kanunda düzenlemeler mevcut.

Şirkete bağlılığı artırıyor
Yeni çalışma modellerinin faydaları ana hatlarıyla şöyle:

İşveren için
Ofis giderlerinde azalna
Üretim araçlarının giderlerinde azalma
Fazla mesai maliyetinde azalma

Çalışan için
Daha iyi bir iş- yaşam dengesi
Motivasyon artışı
Zaman tasarrufu
Şirkete bağlılıkta artış

En yaygın esnek çalışma yöntemleri
Dönemsel çalışma (belirli süreli iş sözleşmeleri)
Geçici çalışma (bağlı bulunulan işveren dışında bir işverene hizmet verilmesi)
Yarı zamanlı çalışma (normal çalışma süresi olan haftada 45 saatin 2/3’ü veya daha az bir çalışma süresi)

Çağrı üzerinde çalışma (işçinin gerektiğinde çalıştırılmak üzere çağırılması. Aksi kararlaştırılmadıkça haftalık 20 saatlik çalışma süresini ifade ediyor)

Denkleştirme esasına dayalı çalışma (çalışma süresinin iş yoğunluğu esas alınarak artırılması/ azaltılması)

“Çalışma ortamları değişiyor”
Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka
Kurucu Irtak- Human Resources Management

“Faaliyetlerin çoğunluğunun büroda geçirilmediği sektörlerde gerek ofis masraflarını kısmak, gerek daha verimli, sağlıklı, hızlı bir çalışma ortamı yaratmak adına home office uygulamasına geçiliyor. Sistem doğru kurulduğu ve yürütüldüğü sürece sabit mekanlarda bulunma zorunluluğu ortadan kaldırılarak, çalışanların ofisten ayrılmadan sabahtan akşama kadar işini yapmaya zorlandığı ortamlar haftanın belirli günleri için de olsa tarihe karışıyor. Telekonferans yapma imkanı, Skype ve 3G teknolojisi mesafelerin ortadan kalkmasını sağlıyor. Ayrıca teknoloji maili zamanında yanıtlayamama, haberleşememe gibi aksilik bahanelerini rafa kaldırıyor ve zaman- mekan farklılığı önemini neredeyse tamamen yitiriyor.bAyrıca iş çeşitliliği artıyor. Bu iş çeşitliliği beraberinde birtakım avantajlar da getirecek diye öngörüyorum. İş sahasında genişlemenin emeklilik kavramını ortadan kaldırarak herkesin her yaşta becerisiyle uyumlu bir alanda meslek icra edebileceği bir yapıyı destekleyeceğini düşünüyorum.”

Esnek çalışma modelleri özellikle de kriz dönemlerinde sağladığı maliyet avantajları ve işsizliğe çare olması nedeniyle tercih ediliyor.
Esnek çalışmanın uygulanır hale gelmesi ile birlikte Avrupa’da işgücü seviyelerinde değişiklikler görüldü. Esnek çalışma biçimi uygulamaları ile İspanya’da işsizlik seviyesi yüzde 25’ten yüzde 12’ye düştü. ABD’de yaklaşık olarak 30- 40 milyon kişi fiziksel olarak ofislerine gelmeden çalışmayı tercih ediyor.

“Perakendenin büyümesiyle yarı zamanlı çalışma artacak”
Nisa Dizdar
Bimeks İnsan Kaynakları Yöneticisi

“Bimeks mağazalarında yarı zamanlı olarak çalışan satış danışmanlarımız, kasiyerlerimiz ve teknik danışmanlarımız var. Genelin %8’ini oluşturuyorlar. Bunu gelecekte arttırabiliriz. Yarı zamanlı olarak sadece teknoloji, bilgisayar bölümlerinden de teknolojiye meraklı gençleri alabiliyoruz. Sektörde hızlı ve meraklı gençlere ihtiyaç var. Enerjileri, bilgileri, değişime ayak uydurma hızları, özellikle mağazaların en yoğunu olduğu gün ve saatlerde çalışabilmeleri onlarla çalışmayı tercih sebebi yapıyor.

Uygulamanın yaygınlaşması için şirketlerin yapabilecekleri dışında, gençlerin de kendilerine güvenip, başvuru yapmaları ve deneyim kazanmaya, kendilerini geliştirmeye istekli olmaları gerekiyor.”

Kasım-Aralık 2009 Yenibir Dergisi