Krizin En Başarılı CEO'ları

Krizin En Başarılı CEO'ları
1 / 1 / 2011


Üst düzey yöneticiler geçtiğimiz yıl küresel krizle çetin bir imtihana girdiler. CNBC-e Business halka açık şirketleri yöneten 236 CEO’nun 2009 performanslarını inceledi. Sonuçlar, şirketlerin önceki beş yıllık performanslarıyla kıyaslandı ve krizin en başarılı 100 CEO’su belirlendi.

Burak Mavi
KÜRESEL mali krizin getirdiği kasvet yüklü bulutlar yavaşça dağılırken hasar tespit raporları için de kollar sıvandı. Ülkeler, şirketler, ekonomistler krizden kimlerin kazançlı çıktığı sorusuna cevap arıyor.
Ekonomik krizlerden nefret ediyor olabiliriz ama beraberinde getirdiği fırsatların yaygın bir çekiciliği olmadığını kim söyleyebilir? Çıkış gerekçeleri farklı olsa da her ekonomik kriz kazananlar ve kaybedenler hanelerine farklı farklı isimler yazar. Ülkeler, şirketler, yöneticiler ve siyasetçiler… Kimse bundan kaçamaz.
Meseleye ülkeler açısından bakalım… 1930’lardaki büyük bunalımdan, önce Amerika çıkmış, ekonomik modeliyle dünya ekonomisini de peşinden sürükleyerek hegemonik ülke konumuna yükselmişti.
Ancak son ekonomik krizle birlikte geçmiş resesyonlardan farklı olarak bu kez “Dünya ekonomisinin lokomotifi artık Amerika değil Çin” diyenlerin sayısı arttı. Sizce hangisi kazanacak? Amerika mı Çin mi?.. Konuya bir de şirketler ve onları yöneten CEO’lar açısından bakın. Bu krizin de diğerleri gibi kaybedenleri ve kazananları olacak. Peki, Türkiye’de krizde en iyi performansı gösteren CEO sizce kimdir? Bu sorunun cevabını bulabilmek amacıyla CEO’lar için bir performans araştırması hazırlamaya karar verdik. Araştırmamızda bu kez alışılagelenden farklı bir metot izledik…

KRİZİN YILDIZLARI
DOĞUŞTAN CEO’LAR
Bu tip araştırmalarda en büyük sorun sektörel etki ve iş hacmiyle ilgilidir. Bazı sektörler krizden diğerlerine göre daha az etkilenir ve rakamlara bakarsanız bu sektörde görev yapan CEO’lar diğerlerine kıyasla daha başarılı görünür. Diğer taraftan iş hacmi de yanıltıcı olabilir. Küçük işletmeler için yüksek büyüme oranları yakalamak holdinglere kıyasla her zaman daha kolaydır. Bunları göze alarak bir CEO’nun performansını ancak çalıştığı şirketin önceki yıllardaki performansı ile ölçebileceğimize karar verdik. Ama bu sefer de başka bir sorun ortaya çıktı. Kıyaslamayı hangi dönemle yapacaktık? En objektif sonuçlara şirketin 2004-2008 dönemini kapsayan beş yıllık artış ortalamalarını, 2009 yılı ile kıyaslayarak ulaşabileceğimize karar verdik.
Veri sağlama ve hesaplama işini bizim adımıza Finnet şirketi yaptı. Hesaplamalar önümüze geldiğinde halka açık şirketleri yöneten 236 CEO arasında yaptığımız araştırmamızın çok ilginç sonuçları olduğunu gördük. İşte detaylar…
Krizde en iyi performans gösteren 100 CEO’nun 29’u aileden çıktı. Yani şirketin hissedarı konumundaki ailelerle birinci derecede akrabalık bağı var. Bu oran, aile şirketlerinin işlerini giderek profesyonellere devrettiği bir ortamda normal gibi görünüyor olabilir. Fakat asıl ilgi çekici olan, krizde en iyi performansı gösteren 25 şirketin 14’ünün CEO’sunun aileden olması…
Krizlerde en kritik noktanın hızlı karar verebilmek olduğunu ve aile şirketlerinin profesyonellerden kurulu yönetim kadrolarına kıyasla çok daha seri hareket edebildiğini savunanlar haklı gibi görünüyor.
Danışmanlık şirketi Human Resources Management’ın Yönetici Ortağı Aylin Coşkun Nazlıaka, aileden gelen CEO’ların daha hızlı karar verebildiklerini ve bunun krizlerde kendilerine önemli bir avantaj getirdiğinden bahsediyor. Nazlıaka ayrıca, aile şirketlerinde bireylerin küçük yaşlardan itibaren mülkiyet sorumluluğu ile yetiştirildiklerini, bu nedenle profesyonellere oranla işi daha fazla sahiplenebildiklerini söylüyor. Nazlıaka buna ek olarak, “Aileden gelen CEO’lar uzun dönemli stratejik bir bakış alışkanlığına sahiptir. Çünkü kendilerinden sonra da şirketin başarılı bir şekilde faaliyetlerine devam etmesi, çocuklarının geleceğini de etkileyecektir. Başarılı yönetilen aile şirketlerinde giderek daha fonksiyonel hale gelen bir yapılanma olduğunu gözlemliyoruz” diyor.

MÜHENDİSLERİN YÜKSELİŞİ
Türk iş dünyası uzun yıllar boyunca paradan para kazanmayı bilen, finans kökenli hünerli CEO’ların mutlak iktidarına sahne oldu. Çünkü yüksek enflasyon ve faizin getirdiği bol sıfırlı kârlara ulaşabildiğiniz tam bir rant ekonomisi vardı. İşletme, iktisat ve bankacılık mezunları MBA programlarına katılıp genç yaşlarda CEO koltuğuna oturabiliyordu.
İhracatın Türk ekonomisindeki ağırlığı arttıkça üretim öne çıkmaya başladı. Düşen enflasyon ve faizlerle birlikte hissedarların CEO’larından beklentileri giderek üretimle ilgili konulara yoğunlaştı. Artık CEO’lardan mümkün olduğu kadar üretimin içinde olması bekleniyordu. Böyle olunca CEO katında finans kökenlileri tahtlarından edebilecek kadar sert esen bir mühendislik rüzgarı başladı.
Mühendislik eğitimini MBA programlarıyla birleştiren bu yeni tip CEO’lar, hem tipik mühendis pratikliğini hem de gelişmiş yönetim taktiklerini sahada zorlanmadan uygulayabildiler. Araştırmamızın sonuçlarına bakarak patronların mühendis CEO’lardaki ısrarının isabetli bir karar olduğunu söylemek mümkün. Çünkü krizde en iyi performans gösteren 100 CEO’nun 56’sı mühendislik kökenli.

CEO FABRİKASI ODTÜ
Bu 56 kişiyi mühendislik alanlarına göre kategorilere ayırdığımızda ise çok daha ilginç bir sonuca ulaştık. Makine mühendisliği 21 kişi ile birinci sıradaydı. İlginç olan endüstri mühendisliğinin 10 kişi ile ikinci sırada yer almasıydı. Endüstri mühendisliği branşının Türkiye’deki geçmişinin nispeten kısa olduğu düşünüldüğünde bu kadar mühendisin hangi arada okulunu bitirip MBA yapıp başarılı birer CEO olabildiği ayrı bir araştırma konusu…. Krizin en başarılı 100 CEO’sunu eğitim aldığı üniversitelere göre kategorilere ayırdığımızda ise ilk sırada 14 CEO ile ODTÜ yer aldı. Listeye Boğaziçi ve Ankara üniversiteleri 11’er, İstanbul Üniversitesi 9, İTÜ ise 8 CEO soktu.

Ocak 2011 Pegasus Magazin