Sigortacılığın İK Profili

Sigortacılığın İK Profili
1 / 11 / 2011


Sigortacılık, hem ekonomi hem de insan kaynakları açısından son yılların en dinamik sektörü. Çalışan profili hızla değişen sektörün yeni İK politikalarını ve kariyer imkanlarını uzmanlara sorduk…

Sigorta, Türkiye’nin son yıllarda en hızlı gelişen, dinamik sektörlerinden biri. Bu dinamizm sayesinde nitelikli elemanları kendine çeken sigortacılık, geleceğin de yükselen meslekleri arasında gösteriliyor. Nitelikli çalışan profiliyle şimdiden büyük kardeşi bankacılığa bile meydan okuyor.

Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği’nin (TSRŞB) 2010 yıl sonu verilerine göre Türkiye’de 58 şirket sigorta alanında faaliyet gösteriyor. Bu şirketlerin 13’ü bireysel emeklilik ve hayat, 3’ü ticari sigortalar alanında çalışıyor. Yine aynı verilere göre, sektörde merkezi birimler ve şubelerde çalışan kadrolu ve sözleşmeli çalışan sayısı 11 bin 557. Doğrudan pazarlama ekipleriyle birlikte bu sayı 16 bin 500’e çıkıyor. Acenteler de dahil edildiğinde on binlerce çalışanın istihdam edildiği devasa bir sektör söz konusu. Sigorta şirketleri bünyesinde çalışanların sayısının, 2008 krizine ve çoğu şirketin zarar etmesine rağmen son 2 yılda 500 kişi artması sektörün altyapı yatırımlarına devam ettiğini gösteriyor. Özellikle bireysel emeklilik alanında faaliyet gösteren şirketlerin pazarlama kadroları artan istihdamın ana kaynağını oluşturuyor. Nitekim sektörde en fazla istihdam yaratan iki şirket AvivaSA ile Allianz Hayat ve Emeklilik, sırasıyla 800 ve 450 kişiden oluşan doğrudan pazarlama ekipleriyle dikkat çekiyor.

Grant Thornton Türkiye Bağımsız Denetim Hizmetleri Ortağı Jale Akkaş, sektörde faaliyet gösteren şirket sayısı az olmamakla birlikte ülke nüfusu açısından sigorta işlem sayısı ve işlem bütçesine bakıldığında sigortacılığın büyümeye açık bir sektör olduğunu düşünüyor. Akkaş’a göre, böylesine büyük bir sektörün eleman ihtiyacı da büyük oluyor. Nitekim 2011 sonuna kadar sadece dört şirketin istihdam edeceği 400 yeni eleman sektörde son 2 yıllık çalışan sayısı artışına eşdeğer olacak.

Nitelikli eleman sayısı artıyor, Çalışan sayısı artan bir dinamik sektörün insan kaynağı(İK) profili de hızla gelişiyor. Çok değil on yıl öncesine kadar lise mezunlarının çoğunluğu oluşturduğu sektörde bugün üniversite mezunları yüzde 69 ile en geniş çalışan kitlesi. Bu oran özellikle BES(bireysel emeklilik sistemi) şirketlerinde göze çarpıyor. Nitekim TSRŞB verilerine göre, elementer branşlarda üniversiteli çalışan oranı yüzde 66’da kalırken, bireysel emeklilik şirketlerinde bu oran yüzde 66’da kalırken bireysel emeklilik şirketlerinde bu oran yüzde 71’i , Groupama Emeklilik gibi bazı şirketlerde ise yüzde 96’yı buluyor. New Business Solutions İK Projeleri Operasyon Yöneticisi Saliha B.Gök sektörde eğitim düzeyindeki artışın yanı sıra cinsiyet dağılımında da kadınların lehine Türkiye ortalamasının üzerinde bir profil oluştuğunu söylüyor. Nitekim sektörde çalışan kadın oranının genelde yüzde 54, pazarlama ekiplerinde ise yüzde 60’a çıktığı görülüyor.

İK uzmanları sektörün insan kaynağındaki yükselen profilini iki faktörle açıklıyor: Yabancı ortaklı şirket sayısının artmasıyla birlikte sektörde insan kaynaklarında rekabetinin sertleşmesi ve elbette sigortacı olabilmek için, örneğin BES şirketlerindeki satış elemanlarına getirilen üniversiteli olma zorunluluğu gibi yasal koşullar. HRM Danışmanlık Özel Projeler Sorumlusu Elif Ejdar Özel’e göre, yabancı şirketlerin pazara girmesiyle İngilizce bilen ve yüksek lisansı olan daha nitelikli çalışanlar sektörde yer almaya başladı. Jale Akkaş da son yıllarda sektörün insan kaynaklarında yaşanan en büyük gelişmeyi “ Bu konuda eğitim almış ve bu alanda kariyer yapmayı planlayan kişiler tarafından tercih edilmesi” olarak tanımlanıyor. Sigorta şirketlerinin en yoğun çalıştıkları müşteriler arasında yer aldığını söyleyen KRM Yönetim Danışmanlık Operasyondan Sorumlu GMY Dilek Yılmaz Tekirgöl’ün değerlendirmesi ise şöyle : “Her sektörde olduğu gibi yurtdışı bağlantısı çalışanlar için firmaları daha cazip kılıyor. Bu yüzden iyi elemanları şirkete bağlamak zorlaşabiliyor. Özellikle satışın sektörde bilinen isimleri için firmalar arasında önemli bir istihdam yarışı yaşanıyor. İnsan kaynakları uygulamaları anlamında da ciddi bir gelişim süreci var.”

Tekirgöl, birçok sigorta şirketinin yetenek yönetimi ve kariyer planlamaya yönelik ciddi çabalar sarf ettiğini, bu uygulamaların öncülerinin de yine yabancı şirketler olduğunu vurguluyor.

Diğer yandan, sektörde kurumsallaşmayla gelen değişimin henüz acenteleri pek etkilemediği vurgulanıyor. Dilek Yılmaz Tekirgöl, “Genel olarak bakıldığında acentelerde kısmen aile şirketi yapısı korunup tanıdık kişilerin istihdamı sürerken, şirketlerin kendi bünyelerindeki çalışan profilinden beklenen yetkinliklerin arttığı gözleniyor” diyor. Tekirgöl, sigorta şirketleri kendi kadroları için üniversite mezunlarını tercih ederken, acentelerde lise mezunlarının ağırlığının devam ettiğini sözlerine ekliyor.

SATIŞ ZOR, REKABET YOĞUN
“İşverenin beklentisi de müşterinin beklentisine paralel olarak yükseldi” diyen Tekirgöl’e göre, sigorta ürünlerine ihtiyaç konusunda farkındalık artsa da çok sayıda zorlu rakipten dolayı bu sektörde ‘satmak’ zor. Nitekim tüm bu rekabet içinde sigortacılık, insanlarla rahat iletişim kuramayan adayların kolaylıkla başarı elde edebileceği bir alan olarak tanımlanıyor. Bunun için Tekirgöl, ikna kabiliyeti güçlü çalışanların başarısını perçinleyen iki özelliğin “teknik bilgi ve sektörel gelişmeleri takip etmek” olduğuna işaret ediyor. Bazı durumlarda çok farklı eğitim ve tecrübeye sahip kişilerin istihdam edilebildiğini söyleyen Jale Akkaş da teknik açıdan çok farklı sigortacılık branşları bulunduğuna dikkat çekerken, farklı sektörlerin ihtiyaçlarını iyi analiz edebilecek çalışanların tercih edildiğini söylüyor. Akkaş’a göre ekip çalışmasına yatkın, girişken ve proaktif kişiliğin yanı sıra sektörde staj yapmış, sektörü kısmen de olsa tanınmış kişilere her zaman öncelik veriliyor. Head Hunter’lar satışçıların peşinde Peki sigorta şirketleri insan kaynaklarına hangi kanallardan ulaşıyorlar? Sektörde eleman ihtiyacı çoğunlukla insan kaynakları siteleri, danışmanlık firmaları, gazete ve kariyer sayfalarındaki iş ilanlarıyla karşılanıyor. Üniversitelerin kariyer günleri de gençlere ulaşmak için kullanılan yöntemler arasında yer alıyor. Elif Ejdar Özel, özellikle yeni başlayacak elemanların kariyer portalları ve danışman firmalar kanalıyla seçildiğini söylüyor. Özel, seçme-yerleştirme yöntemleri arasında ise yetkinlik bazlı mülakatlar, grup mülakatları, panel mülakatlar ve değerlendirme merkezlerinin kullanıldığını belirtiyor. Sektörde yeni elemanların büyük bir kısmı yeni mezunlardan karşılanıyor. Uzman ve ara yönetici pozisyonları içinse yetişmiş elemanlar tercih ediliyor. Yetişmiş eleman ihitiyacının karşılandığı ilk kaynak, şirketlerin kendi çalışanları. Anadolu Hayat Emeklilik, Aksigorta, AvivaSA,Garanti Emeklilik, Işık Sigorta gibi şirketler, ara kademe yöneticilerini değerlendirme ve gelişim merkezi uygulamalarıyla kendi içlerinden seçiyorlar. Özel’e göre bunun nedeni, yönetici seviyesindeki kişilerin yönetsel yetkinliklerinin yanı sıra kurumsal hafızaya sahip olmasının firmalar için önem taşıması. Özel, şirketlerin genellikle uzman yardımcısı, platform asistanlığı gibi pozisyonlar için adayları MT(yönetici adayı) olarak işe aldıkları adayları yetiştirdiklerini söylüyor.

Çoğu şirket ise kendi içlerinde yetiştiremediği ara kademe yöneticiler ile kurumsal iletişim, insan kaynakları, hukuk danışmanı gibi sektör dışı yöneticiler için danışmanlık şirketlerinden ‘head hunting’(beyin avcılığı) desteği alıyor. Sektör genelinde ara yönetici ihtiyacında satış pozisyonlarının öne çıktığını söyleyen Dilek Yılmaz Tekirgöl, özellikle belirli bir portföyü yöneten uzman ve uzman üstü seviyedeki satış ya da teknik pozisyonlar için şirketlerin danışmanlık firmalarına başvurduğuna işaret ediyor: “Yeni işe başlayacak adayların satış alanına temkinli yaklaştığı görülüyor. Sektörün deneyimli, iyi oyuncularını ise herkes firmasına almak istiyor. Bu yüzden sanatçıları hem yeni bir işe ikna etmek hem de firma bünyesinde tutmak iyice zorlaştı.”

“Ürünlere inanın”
Türkiye’de sigortacılık sektörü gençlere kariyer imkanları sunabilecek, geleceği olan bir sektör. Bu sektörde kariyer yapmak isteyen gençlere sigortacılığa dair terimlere hakim olmalarını, şirketlerin sektördeki yerlerini araştırmalarını, sigorta bültenlerini ve dergilerini takip etmelerini tavsiye ediyoruz. İyi bir sigortacı olmak için öncelikle adayların sigortaya ve sigorta şirketinin sunduğu ürünlere inanıyor olması çok önemli iyi bir satışçıda olmazsa olmaz özellikler olan güçlü iletişim becerisi, ikna kabiliyeti, müşteri ve çözüm odaklılık, etkili bir diksiyon ve kendini ifade yetisinin kuvvetli olmasını adaylarda aranılan nitelikler arasında sıralayabiliriz.

Türkiye’de gelişmekte olan bir sektör olan sigortacılık yabancı yatırımcıları da cezbetmiş durumda. Bu nedenle listeye iyi derecede yabancı dil bilgisine de mutlaka eklemek gerekiyor.
Elif Ejdar Özel
HRM Danışmanlık
Özel Projeler Sorumlusu

Ekim 2011 Akıllı Yaşam Dergisi