Türkler Dışarıya Yabancılar Türkiye'ye

Türkler Dışarıya Yabancılar Türkiye'ye
1 / 11 / 2011


2012 yılında perakende, bankacılık, telekomünikasyon, ve inşaatın istihdam yaratan sektörlerin başında olması bekleniyor. Birkaç yıldır süren üst düzey yönetici değişimlerindeki hareketliliğin süreceğini söyleyen İK danışmanları, esas dikkat çekici olanın Avrupalı yöneticilerin Türkiye’deki iş fırsatlarına bakmaları olduğunu belirtiyorlar. Türk yöneticilere yurt dışında oluşan talep de birçok profesyonel için bir fırsat yaratabilir.

Türkiye’nin en büyük problemlerinden biri işsizlik. Ancak TÜİK’in 2011 üçüncü çeyrek rakamlarına göre, işsizlik oranının yüzde 8.8’le 2001’den bu yana en düşük seviyeye gerilediği görülüyor. Verilere göre işgücüne katılım oranı yüzde 50’leri aştı, istihdam edilen sayısının 24 milyon 749 bin, işsiz sayısının 2 milyon 398 bine ulaştığı 2011, İnsan Kaynakları (İK) danışmanlarına göre ise işe alımlar açısından global krizin etkilerinin devam ettiği bir yıldı.

Enerji, inşaat, bilişim ve telekomünikasyon sektörleri, 2011 yılında en çok istihdam yaratan sektörler oldu. Ayrıca hızlı tüketim, mağazacılık, sağlık ve finans sektörlerinde orta ve üst düzey pozisyonlarda yaşanan değişiklikler istihdam piyasasına hareket kattı.

Peki 2012’de istihdam konusunda beklenti ne yönde? Hızlı büyümenin ardından yüzce 2-3’lük büyümeye dönüleceği beklentisinin, iş gücü piyasasına yansımalarını araştırdık.

İstihdama açık sektörler 
41 ülkeden yaklaşık 65 bin işverenle görüşerek önümüzdeki her çeyrek yıl için istihdama yönelik planları araştıran ve net istihdam görünümü oranını paylaşan Manpower’ın son yayınladığı rapor bu soruya biraz olsun yanıt verir nitelikte.

Bu bağlamda,2012 ilk üç çeyreği için, Türkiye’den araştırmaya katılan bin işveren yüzde 22’lik net istihdam artışıyla yılı karşılamaya hazırlanıyor. Manpower Türkiye Başkanı Eray Coş, araştırmada 2012 ilk üç çeyreği için en güçlü istihdam beklentilerinin, ilaç, finans, sigorta, gayrimenkul ve kurumsal hizmetler sektörü için öngörüldüğünü söylüyor.

2012 yılında yeni yatırımlar yapacağını ve işe alımların hızlanacağını açıklayan şirketlerin istihdam piyasasına hareket katmasını beklediklerini söyleyen HRM Danışmanlık Danışmanı Elif Ejdar Özel şöyle devam ediyor: “Türkiye’de artan hidroelektrik santral projeleri ile inşaat sektöründe işe alımlarda ciddi bir artış oldu. Özellikle HES baraj deneyimli proje müdürleri, şantiye şefleri ve inşaat mühendislerine ilgi arttı. İnşaat sektöründe yurt dışında proje alan müteahhitlerin İngilizce bilen muhasebeci ve mühendis alımları yoğun. Bilişim ve telekomünikasyon sektörlerinde ise proje yöneticisi, iş geliştirme yöneticisi, analist, yazılım ve veri tabanı uzmanı alımlarında artış oldu. Sağlık ve finans sektörlerine baktığımızda ise deneyimli uzman yöneticilere olan ihtiyacın ön plana çıktığını görüyoruz.”

Monster Gelişen Pazarlar Başkan Yardımcısı Ebru Çapa da hareketlilik beklenen sektörleri sıralarken Özel ile benzer öngörülerde bulunuyor. Çapa, 2012 yılında istihdam yaratan sektörlerin başında inşaat ve telekomünikasyon sektörlerinin yer alacağını öngördüklerini belirtiyor.

Aranan Meslekler
Perakende sektörünün en fazla işe alım yapacak ilk üç sektör içinde mutlaka yer alacağını ve belki de liderliği üstleneceğini söyleyen Çapa, önümüzdeki yıl yoğun işe alım olacağını öngördükleri sektörler arasında sağlık ve bankacılığın da bulunduğunu anlatıyor. Bankacılık sektörünün 2012 yılını şube ağlarını geliştirmek ve hizmet personeli sayısını artırmaya odaklanacağını da sözlerine ekliyor.

Sivil havacılık istihdam piyasasında yıldızı hızla parlayan sektörlerden biri. Filolarını büyüten havayolları şirketleri pilot açıklarını kapatmak için yeni arayışlar içerisine giriyor. Bu nedenle İK danışmanları, 2012 ve sonrasında da pilotluk mesleğine olan ilginin artmasını bekliyor. Sosyal medya uzmanlığı, internet reklamcılığı gibi yeni pozisyonlarda da işe alımların olacağının altını çiziyor.

Yönetici değişimi
Son iki yılda Türkiye’de şirketlerin üst düzey yönetimlerinde büyük bir hareketlilik olduğunu görüyoruz. Bu değişim emeklilik, sağlık sorunu gibi nedenlerden ziyade şirketlerin yeni stratejilere ihtiyaç duymaları ile ilgili. Hugent Türkiye Yönetici Ortaklarından Çağan Ünal Üzümcü, 2011’de özellikle yabancı firmaların krizle birlikte değişen durumu, Türkiye’deki yatırımların gözden geçirilmesi ve bazı yatırımların geri çekilmesi zorunluluğunun birçok CEO’nun iş ya da sektör değiştirmesiyle sonuçlandığını söylüyor.

Üzümcü, ayrıca 2012’de yeni kurulan şirketler ve gelen yabancı markalarla birlikte CEO hareketlerinin aynı şekilde devam edeceği beklentisinde.

Yönetici atamalarında olumlu bir yıl olan 2011’de en çok yönetici değişiminin perakende, tüketim, hizmet, enerji ve Telekom sektörlerinde yaşandığını söyleyen Egon Zehnder Murat Yeşildere, 2011’deki trendin 2012’de de devam edeceğini belirtiyor.

Gözde sektörler…
Stanton Chase Yönetici Ortağı Çağrı Alkaya, üst düzey yönetim kademelerinde çok sık değişimin yaşanacağı bir yılın geldiğini söylüyor. Alkaya’ya göre bilişim, finans, ilaç, sağlık hizmetleri, perakende, enerji ve endüstri alanında diğer sektörlere göre daha fazla değişim olacak.

My Executive Yönetici Ortağı Müge Yalçın ise farklı bir noktaya parmak basıyor. Yalçın, 2012’de şirketlerin yönetim kurulu yapılarına daha yakından bakacaklarını ve bağımsız yönetim kurulu üyeleri bulma konusuyla daha fazla ilgileneceklerini beklediğini söylüyor.

“Bir taraftan SPK tebliği ile İMKB 30’daki bankalar hariç şirketlere getirilen üçte bir oranında bağımsız üye bulundurulması zorunluluğunun bunu getireceğini düşünüyorum ki bunu zorunluluğun önümüzdeki dönemde daha da genişletileceğini sanıyorum” diyen Yalçın, diğer taraftan ise orta boy aile şirketlerinin kendilerini büyümeye hazırlarken bağımsız üyelerden yararlanmak isteyecekleri düşüncesinde.

Avrupalı yöneticiler…
Şirketler üst düzey yönetici arayışlarını Türkiye ile sınırlı tutmuyor. Yurt dışında işsiz kalan yöneticilere Türkiye’den yoğun talep olduğu söyleniyor.

Özellikle bazı şirketler, rakiplerinin yöneticilerini Türkiye’ye getirme girişiminde. Murat Yeşildere, konuyla ilgili şöyle konuşuyor.

“Türkiye’de yeni gelişen, yeni özelleştirilen, liberalleşen (enerji, telekom, teknoloji, alkollü içecekler, tütün, v.s) sektörlerde görev yapmış yöneticilerin Türkiye’ye bölgesel/uluslararası merkezini taşıyacak şirketlerin sayısı da artmaktadır ki, bu refleks de Türkiye’de yabancı yönetici sayısını artırabilecektir. Ancak bu akımı genellemek çok doğru değil.”

Yurt dışından özellikle Avrupa ve Amerika’dan, Türkiye’de iş olanaklarını araştıran adaylarda dikkat çekici bir artış olduğunun altını çizen Müge Yalçın ise yurt dışında çalışan Türk yöneticilerden Türkiye’ye dönmek isteyenlerin sayısının arttığını ama esas dikkat çekici olanın Avrupalı yöneticilerin Türkiye’deki iş fırsatlarına bakmaları olduğunu söylüyor.

Bu yönde aldıkları başvuruların arttığını belirten Yalçın “Fakat Türk şirketleri tepe pozisyonlar için daha çok Türk yöneticileri tercih ediyorlar. Yabancıları daha çok iş geliştirme projeleri için tercih edebiliyorlar” diye konuşuyor.

Zam oranları
Tüm bu olumlu gelişmelerin yanında global krizin Türkiye’ye sıçrayacağı ve artan cari açık nedeniyle 2012 yılının Türkiye açısından zor bir yıl olacağını öngörenler de var. Bu kişiler bankacılık, sigorta, üretim ve dış ticaret sektörlerinde yaşanabilecek işten çıkarmalara hazırlıklı olunması gerektiğiyle ilgili uyarıda bulunuyor.

Yeni yılla birlikte tüm çalışanların merak ettiği en önemli konulardan biri de zam oranları. İK danışmanları uzun vadeli ücret politikaları ve stratejilerde önemli değişiklikler ya da sapmalar beklemiyor. Ancak uygulamada 2012 yılından beklenen olası daralmanın etkilerini göreceğimiz konusunda herkes hem fikir.

Onlara göre bu bağlamda hak edilmiş değişken ücret, ikramiye, ödül ödemelerinin daha sınırlı yapılması veya ertelenmesi gözlemlenebilir. Yan haklar konusunda çok radikal değişiklikler öngörülmüyor . Ancak ekonomik nedenler tepe yöneticilerde olmasa da, yönetim kademesinde farklı uygulamaları getirebileceği; örneğin üst sınıf otomobillere getirilen vergilerin yöneticilere sunulan otomobil olanaklarını kısıtlayacağı inancında olanlar var. Bazı şirketlerin ise ücret paketlerindeki benzeşen ‘yan haklar’ yerine, aynı bütçeye sahip farklı ek imkanları alternatifli olarak sunup; seçimi çalışana bırakacakları yönünde beklentiler de söz konusu.

Kasım 2011 Capıtal Dergisi